18 Ağustos 2013 Pazar

Fethullah Gülen'e hakaret ettiği iddiası ile tazminat cezası verilen Kadir Mısıroğlu'ndan Zaman Gazetesine bir tavzih

fethullah gülen dinle
fethullah gülen dinle



Fethullah Gülen'e hakaret ettiği iddiası ile tazminat cezası verilen Kadir Mısıoğlu'ndan Zaman Gazetesine ve Fethullah Gülen'in avukatına bir tavzih

Tavzih nedir? Bir hükmün müphem olması veya birbirine aykırı fıkraları içermesi halinde hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması amacıyla başvurulan yola, hükmün tavzihi denir. Bir kanun yolu değildir. Tavzih yolu ile hüküm değiştirilemez. Yalnız tavzih edilir yani açıklanır.



****


21 Temmuz 2013 tarihli Zaman Gazetesi’nin ikinci sahifesinde “KADİR MISIROĞLU’NA HOCEFENDİ’YE HAKARETTEN CEZA” başlığı altında bir haber yayınlanmıştır. Bu haber aynen şöyledir:

“Yazar Kadir Mısıroğlu’nun yazdığı bir kitapta Fethullah Gülen Hocaefendi’ye hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davanın duruşması İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Mısıroğlu’nun basın yoluyla hakaret suçunu işlediğinin sâbit olduğuna hükmeden mahkeme, 4 bin lira para cezası verdi. Yaklaşık 600 sayfalık kitabın yarısında Hocaefendi ile ilgili çok sayıda asılsız ve hakaret niteliğinde beyanlara yer veren Mısıroğlu, duruşmada, «Suçsuzum. Beraatimi talep ediyorum.» dedi. Hocaefendi’nin avukatı Orhan Erdemli ise «Müvekkilim, uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığı’nda vâiz, imam-hatip, Kur’an kursu öğretmenliği gibi dini hizmetlerde bulunmuş bir din âlimidir. Dinî ve ilmî kimliği nedeniyle, kendisine saygı duyulan ve sevilen mümtaz bir şahsiyettir.» şeklinde beyanda bulundu.”

Bu haberdeki yanlışları umûmî efkâr önünde kısaca tavzih etmek istiyoruz:

1- Fethullah Gülen’in avukatı Orhan Erdemli’nin talebi üzerine açılmış olan zikri geçen cezâ dâvâsı, hakkımızda iki talep ihtivâ etmekteydi. Bunlardan biri İFTİRÂ, diğeri ise HAKARET’te bulunmuş olduğumuz tarzındaydı. Hâlbuki haberde kasden setredilen bir husûs şudur ki, adı geçen mahkeme iftirâ şuçu isnâdından dolayı BERAAT kararı vermiştir. Namuslu bir haberci böyle bir haberde hiç şüphesiz bunu da ifâde etmek mecbûriyetindeydi. Lâkin öyle yapılmayarak sâdece hakaretten verilmiş olan adlî para cezâsı zikredilmiştir.

2- Haberde “Yaklaşık 600 sayfalık kitabın yarısında Hocaefendi ile ilgili çok sayıda asılsız ve hakaret niteliğinde beyanlara yer veren Mısıroğlu…” denilerek sanki mahkeme kararı iddiâlarımızın asılsızlığını tescil etmiş gibi bir ifâde kullanmıştır ki, bu da hiç şüphesiz umûmî efkârı yanıltmaya mahsus hilâf-ı hakikat bir beyandır. Hakaret cürmü aşağılatıcı bir kelime kullanmaktan doğan bir suç olduğu cihetle, bu hüküm esasa râci olmayıp sâdece kullanılan bazı kelimelerin aşağılatıcı kabul edildiğini ifâde etmekten ibârettir. Kaldı ki, mevzubahis dâvâda kaynak gösterilerek ileri sürülen iddiâların doğruluğu ve yanlışlığı nokta-i nazarından bir münâkaşa cereyan etmemiştir.

3- Henüz gerekçeli karar elimize geçmemiş olmakla beraber mahkemede mevzubahis olan sözlerden anlaşıldığına nazaran, hakaret cürmü Ankara Emniyeti’nin Fethullah Gülen hakkındaki ERMENİLİK İDDİÂSI dolayısıyla verilmiş bulunmaktadır. Bir insana ermeni demek suç olmadığı gibi, kitabımızı dikkatle okuyanlarca açıkça görüleceği üzere tarafımızdan böyle bir iddiâda da bulunulmamış, sâdece bu rapora karşı bir tekzip yapılmış olmamasından dolayı duyduğumuz hayret ifâde edilmiştir. Kaldı ki bizim, İslâm inancını esas alan bir yazar olarak, hiç kimseyi kavmiyeti dolayısıyla kınamamız asla mevzubahis olamaz!.. Üstelik dâvâ henüz derecâttan geçerek kat’îleşmiş de değildir. Şüphesiz işin bir de TEMYİZ safhası vardır. Buna rağmen sanki iddiâlarımızın asılsızlığı ispat edilmişçesine bir haber yapmak basın ahlâkıyla kaabil-i te’lif değildir.

4- Talebe rağmen kitap toplatılmamış olduğu hâlde, haberde kitabın adının zikredilmemiş olmasının da kasıddan başka bir şeyle izah edilmesi kaabil değildir.

5- Geride daha dört dâvâ vardır. Bunlardan biri Fethullah Gülen, diğerleri ise amcası ve iki kardeşi tarafından açılmış hukuk dâvâlarıdır. Zaman Gazetesi’nin haberi dolayısıyla internete düşen seyirci beyanlarının pek çoğunda görüldüğü ve ifâde edilmiş olduğu gibi Fethullah Gülen, papazlara gösterdiği hoşgörüyü bizden esirgeyerek böylece hakkımızda beş dâvâ açılmasına sebep olmuştur. Biz beklerdik ki, kendisinden yaptığımız alıntılara istinâden vârid olan tenkidlerimize ilmî cevaplar verilsin. Bu ne mahkemede, ne de hâriçte yapılmış olmadığı cihetle yukarıdaki haberde sanki iddiâlarımızın esası mahkûm edilmiş gibi bir ifâdeyle umûmî efkârın yanıltılmaya çalışılmasına hayret etmedik. Zirâ son günlerde ortaya çıkan beyanlara nazaran şarkılı, türkülü Türkçe Olimpiyatları’na hâşâ ve kellâ, binlerce defa hâşâ Peygamber Aleyhissalâtüvesselâm teşrif etmiş ve müteaddid şakird tarafından re’yü’l-ayn görülmüş olduğu yolundaki safsatalara muttalî olan her mü’min gibi ben de bu tavrı yadırgamıyorum. Bu sebepledir ki sâdece şu beş-on satırlık haberdeki eksik, yanlış ve garazkarâne ifâdelere kısaca cevap vermekle iktifâ ediyorum.

Hidâyete tâbî olanlara selam olsun!..

Kadir Mısıroğlu

http://www.kadirmisiroglu.com/duyurular/268-tavzih.html

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Öne çıkanlar