22 Kasım 2013 Cuma

Gençler! Hangi Fethullah Gülen'in gerçek olduğunu biliyor musunuz?

Gençler! Hangi Fehullah Gülen'in gerçek olduğunu biliyor musunuz?
Gençler! Hangi Fehullah Gülen'in gerçek olduğunu biliyor musunuz?



BENİM SÖZLERİM GENÇLERE

Benim sözlerim gençlere, genç yüreklere...
Kaşarlanmış Cemaat'cilere sözüm yok. Dönmezler, dönemezler. Artık menfaatleri öylesine iç içe girmişki o gürûhun, dönmek isteseler de âmiyane tabirle "yemez, sıkar" dönemezler. 


Çünkü onların kalpleri ile kalıpları arasında dünya var. Makam var, mevki var, para var, hırs var tamaa var... Ne acı ki onlar hakikatten fersah fersah uzaklar. Sözüm onlara değil, siz gençlere...

Fetulahçılığı bir dava, bir hizmet hatta bir "nurculuk" sanıp gönülden kendini kaptıran siz gençlere. Henüz dimağlarınız tam kirlenmeden, henüz kalpleriniz tam kararmadan, sizin de Rabbinizle aranıza dünya girmeden gelin şu sözlere kulak verin.

Evet, "Fetullah" ve "Fetullahçılık" bizim gündemimize bu gün girmiş değil; biz, 2000'li nesillerin bildiğinden fazla sayıda Fetulah tanıdık. Daha en başından onun bu millete nasıl servis edildiğini gördük bildik elhamdülillah.

Gençler, Fetullah ve fetullahçılık devir devir farklıdır.. 
Yardımcı olayım anlamanıza: 

1970-1985 li yıllar arasındaki "Sünni ve Osmanlıcı" Fetullah.

1985-1995 li yıllar arası "Alevi" Fetullah. Alevilerden kız alınır verilir, cem evlerine zekat verilir diye fetvalar veren, İzzettin Doğan'ın kankası Fetulah.

1995-2000 "Solcu" fetulah. Ecevit'i destekleyen, onu cennete koyan, onun için ağlayan, ayılan bayılan "Şefaatçi" Fetulah.


1995- 2013 "Amerikalı, diyalogcu", Papa hazretleriyle aynı misyonda olmaktan ve bu misyonun bir parçası olmaktan gurur duyan "Vatikancı" Fetulah.

Bunu dünyaya ilan etmekten de hiç utanmayan, çekinmeyen "Papacı" Fetulah.

Ama değişmeyen tek şey vardı bu 40 senede; salya sümük ağlayan "Sümüklü Fetullah". (Bu benim taktığım bir isim değil, yıllarca Fetulah'a halk arasında Sümüklü Hoca denirdi. Şimdilerde yeni nesil isimleri kısaltmaktan yana. Çok üzücü ama gençler laf anlamıyor işte, Feto, fetu, fetoş, fatoş gibi hiç hoş olmayan isimler takıyorlar. Üzülüyorum)

Bu arada, bu 40 senede Fetulah'ta değişmeyen bir şey de "değişimin kendisi"idi. Fetullah heep değişti yani. Çizgisi, söylemleri, dostları, düşmanları, sözde hassasiyetleri heep değişti.

Aslında 1979'larda ilk defa Hz Muaviye'ye açıktan dil uzattığında Necip fazıl hayret etmiş "Sen de mi Brütüs?" demişti. "Brütüs Fetullah."

1990'larda kendisiyle ilgili biyografik sorulu cevaplı kitaplar basardı Zaman gazetesi, birisinde Lawrens'in arapları 600 yıllık Osmanlı istibdatından/zulmünden kurtardığını, bu kurtarma ve özgürlük operasyonunda büyük dedesinin Lawrens'e yaverlik yaptığını iftiharla anlatmıştı. Bizim uykucu millette de ne mide var arkadaş ne verseler sorgulamadan yiyor! "Lawrens'çi Fetullah."

İbni Teymiyye'ci Fetulah.

Afgani'ci Fetulah.

Mason Abduh'cu Fetulah..

Devletçi Fetullah.

Devlet düşmanı Fetulah.

BOP'cu Fetulah.

İsrail'ci fetullah. ( Hatırla Mavi Marmara'yı)

"Hizmet" diye, ticaret hanelere, her sene yurdum insanından milyar dolar para toplayan, bu paralardan da klise ve cem evlerine ödenekler ayıran merhametli "hizmet adamı", merhamet deryası Fetulah.

Sizler belki hatırlama
zsınız, cami kürsülerinde sallam sümük ağlarken coşup Kur'anı kerim fırlatırdı. Güya maneviyattan kendini kaybederdi. "Fırlatıcı Fetulah." 

Bazen cemaate küser, kürsüye çıkar bağıra bağıra ağlar, sonra baygınlıklar filan geçirirdi. Olay olurdu. Sonraki hafta Cami Reytinglerinde patlama olurdu. Cemaat dolup taşardı. Hatırlatırım, Türkiye bu şovlara çok müsaitti o zaman. Milletçe otomatiği Emrah'a, Ferdi'ye, Müslüm'e bağlamıştık. Siz anlamazsınız Ferdicilik ne demektir. Dolayısıyla camide de "talep'e" göre "arz" oluyordu. Ne tiyatroydu anlatanam. "Tiyatrocu Fetulah."

Hasılı gençler, kendisini "hizmete" kaptırmış yada kaptırmak üzere olanlar, şimdilik bir miktar rüya aleminde yaşayanlar, kalbinizi açın ve kulak verin! Bu memleket bir tane değil 40 tane Fetullah gördü şu 40 senede. Herkesin bir Fetullah'ı var kalbinde; kendisinin hayal ettiği. Kendi kahramanı olan Fetulah. Hiç birinizin Fetulah'ı da birbirine benzemiyor. Dolayısıyla ortada 40 çeşit "Fetulahcılık" var. Afedersiniz gençliğin tabiriyle: Fetoculuk, Fetoşculuk, Fatoşculuk, Fe Tipicilik, F- Klavyecilik, Fenerbahçecilik var. 

İnadına "Durmak yok Hizmete devam" diyenler! Dikkat edin. Ahmağı inadı öldürürmüş. Kalplerinizi, yazıktır öldürmeyin. Soluk benizli "çakma nurcu" olmayın. Olacaksanız adam gibi nurcu olun. 

Türkçe "Tarkan'ın oynama şıkıdım"ını söyleyen bir Afrikalıyı görünce gözleriniz sulanmasın hemen. Bunu bir şey sanmayın. Hadi bizim nesil neyse de, bari siz yapmayın. Yemeyin bunları. "İslam davasına gönül vermiş, yüreğinde iman ve Kuran sevdası olan müslüman çocuklar" sizi heyecanlandırsın. 

Hayal kurun ama rüya görmeyin. "Hizmet" diye bir şey yok ortada. Ortada Allahın dinine, Kitabına, Rasülüne ve o Rasül'ün sünneti seniyyesine "hizmet" diye bir şey yok. Üç beş yerde kendiliğinden müslüman olmuş insanları görünce, beş on yerde farklı maksatlarla cami yapılınca, Samanyolu'nda klise kokulu hocalı-papazlı çakma dandik diziler oynayınca, Fetulah'ı iki de bir ayet hadis okurken görünce hizmet oluyor sanmayın. Nefislerinizin hoşuna gidecek, bu ülkede yaşayan halkın psikolojisine uygun sosyolojik planlar var ortada. Her şey, sizin olup bitenleri "hizmet" zannedebilmeniz üzerine kurgulandı. Bu bir oyun ve bu devam eden oyunun figürleri sizlersiniz.

Gençler! Bu vatanın aziz evlatları!

Üzerinizde oynanan bu oyunları farkedin ve oyunlara gelmeyin.
İnanın bu "Dünya'nın" yetişkinleri hayal edemiyeceğiniz kadar düzenbazdır. Bu düzenbaz dünyanın kokuşmuş yetişkinlerine aldanmayın. Ehli sünnet yolunu öğrenin. Sarılacağımız yol, tutunacağınız ip, yaslanacağımız duvar o olsun. Asla kullanılmazsınız. Hiç kimse sizi istismar edemez. Ucu nereye varır, kökü nereden gelir belli olmayan dâvâlara, yollara, hizmetlere kurban gitmezsiniz. Heba olmazsınız. 

Gidin dininizi, İslamınızı, mukaddes değerlerinizi öğrenin güzelce, onlarla yaşayın, yetişin büyük adamlar olun. En büyük hizmeti yapmış olacaksınız. Ne idükleri belli olmayan mihrakların değil kendi hayallerinizin peşinden koşunuz. Bu hayalleriniz de daima Allah ve Rasülünün emirlerine uygun, yasaklarına uzak olsun. İtikadınız, yani inanmanız gereken her ne varsa "ehli Sünnet vel Cemaat" inancı üzere olsun. Bu iki sırlı, nurlu kelimeyi unutmayın. Bu Dünyada da, Kabirde de, mahşerde de, mizanda da bu iki Sırlı, nurlu kelime koruma kalkanınız olacak. Işığınız olacak, kandiliniz olacak. "Ehli Sünnet vel Cemaat"... 

Öğrenin bu iki kelimenin manasını ve gereğini yapın. Pusulanız olur. Hiç bir yolda şaşmazsınız. Ve hiç bir kimse yada kimseler de sizi şaşırtamaz. Hiçbir dev "hizmet organizasyonu" sizi baştan çıkartamaz. Başınızı döndüremez, rüyalar gördüremez. Eğer bu iki kelimeyi beller ve gereğince yaşarsanız gençler, herşeyden önemlisi Müslüman olursunuz! Hasılı adam olursunuz. İnsan olursunuz.. Rabb'iniz de sizden razı olur.

Haydi kalın sağlıcakla.

Kardeşiniz, Ahmet Kemal ÖNCÜ

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Öne çıkanlar