29 Aralık 2013 Pazar

MİT'in kara kutusu açıkladı: Fethullah Gülen'in okullarında CIA ajanları çalışıyor.

MİT'in kara kutusu açıkladı: Fethullah Gülen'in okullarında CIA ajanları çalışıyor.
MİT'in kara kutusu açıkladı: Fethullah Gülen'in okullarında CIA ajanları çalışıyor.


Anılarını “İhtilallerin ve Anarşinin Yakın Tanığı” adıyla kitap halinde yayımlayan Osman Nuri GündeşAğca’nın uyarıya rağmen kaçırıldığını, Gülen okullarında CIA ajanlarının öğretmen olarak görev yaptığını, Abdullah Öcalan’ın İtalya’dan itibaren MİT’in kontrolünde olduğunu, ASALA ile savaşacak elemanlar için Çankaya Köşkü’nün altında atış poligonu oluşturulduğunu yazdı…

Önemli ipuçları taşıyor

Fethullah Gülen, İslam'ı İslam'la yıkmak projesinin neresinde?

cia, cia ajanı fethullah gülen, dinler arası diyalog, Fethullah Gülen, gerçek yüzü, gurbet içinde gurbet, ismail müftüoğlu, Kadir Mısıroğlu, misyonerlik,
Fethullah Gülen, İslam'ı İslam'la yıkmak projesinin neresinde

Adalet eski bakanı İsmail Müftüoğlu'na Fethullah Gülen'in duvar ilanlarıyla arandığı hengamda O'nun adamlarından birileri gelerek:

"- Siz eski bakansınız!... Izmir Devlet Güvenlik Mahkemesi bizim hocamız için yakalama kararı çıkarmış, fotoğrafı aranan bir cani gibi duvarlara asılmış. Lütfen Izmir'e kadar gidip de bu meseleyi halletseniz olmaz mı?" ricasında bulunmuşlar.

O da bu maksatla Izmir'e gitmiş. Başsavcıyı ziyaret etmiş. Odasına albay rütbesinde bir misafir bulunduğundan meseleyi açmayıp havadan sudan konuşarak albayın çıkıp gitmesini beklemiş. Fakat vakit ilerlediği halde o, bir türlü kalkıp gitmiyormuş. Bundan dolayı istemeye istemeye meramını açıklayınca. O albay söze karışarak: 


Devamını sadece abonelerimiz okuyabilirler. Abone iseniz devamını okumak için buraya tıklayınız. Abone olmak için buraya tıklayınız.

27 Aralık 2013 Cuma

"Artistlere taş çıkartan emekli vaiz"

Fethullah Gülen
Fethullah Gülen


Zaman Gazetesi Yazarı Ali Bulaç'ın Fethullah Gülen hakkında yazdıkları ortalığı karıştıracak.

Zaman Gazetesi Yazarı Ali Bulaç'ın bundan 22 yıl önce Vahdet dergisinde 11 Şubat 1991 tarihinde Fethullah Gülen için "Artistlere taş çıkartan emekli vaiz" yazdığı ortaya çıktı.

İşte Bulaç'ın şok ifadeleri:

***

Ağlayan ve Ağlatan Hoca

İşte Gülen cemaatinin emniyet imamı | İlk kez görüntülendi

İşte Gülen cemaatinin emniyet imamı | İlk kez görüntülendi
İşte Gülen cemaatinin emniyet imamı | İlk kez görüntülendi


SABAH, bugüne kadar adı ve Cemaat'in polis imamı olduğu dışında hakkında hemen hiçbir şey bilinmeyen Osman Hilmi Özdil'i ilk kez görüntüledi 'Kozanlı Ömer' lakabıyla bilinen ve Cemaat'in Emniyet yapılanmasının gizli lideri olan Osman Hilmi Özdil'in görünürdeki mesleği sigortacılık

24 Aralık 2013 Salı

Bunların hiçbirisi hesap veremeyecek!

Önce videoyu izleyip sonra altındaki açıklamaları okuyunuz!






Kendilerini "hoca", "alim", "Bediüzzaman talebesi" diye meşhur etmişler...

On binlerce, belki de yüz binlerce insanın veballerini yüklenmişler...

Ne doğru düzgün İslam'ı biliyorlar...
Ne doğru düzgün "Bediüzzaman" bildikleri sahtekarı tanıyorlar.
Ne doğru düzgün yaşadıkları devrin küfründen, ehl-i küfrün oyunlarından/hilelerinden haberleri var...
Devrin gidişatından bî-haberler...
Ellerine bir kaç risale parçası verilmiş, alıp bunu Kur'an'ın bile önüne koymuşlar...
Milyonlarca insanın imanları "Diyalog" diye, "Medeniyetler ittifakı" diye, "Hoş görü" diye çalınmaya devam ediyor ama onlardan çıt çıkmıyor...
"Risale-i Nur sadeleştirilemez" diye ortalığı yıkıyorlar ama "Müslümanların imanları hile ve oyunlarla çalınamaz. Dinler arası diyalog olmaz. Gayri müslim mü'min olmaz. Müslüman isevi olmaz. Ey Fethullah Hoca! Kendine gel. Biz buradayız" diyemiyorlar.

23 Aralık 2013 Pazartesi

İHANET


fethullah gülen ihanet abraham foxman adl tayyip erdoğan


Ailemde, akrabalarımda, komşularımda, mahallemde, lise hayatımda, üniversite hayatımda, iş çevremde, müşterilerimde ve nihayet şu sanal alemdeki çevremde ismi "Mesih" olan bir tanıdığım olmadı ama bunca taktiklerle Misyonerlik yapan Fethullah Gülen'in dokuz kardeşinden birinin adı "Mesih"...

Bir de yıllardır kulağıma deyip durur "Fethullah'ın kimlikteki kaydında İsminin önünde bir şey yoktur ama o her yerde adını "M. Fethullah Gülen" diye yazar. Buradaki "M." Mehmet değildir. "Mesih" manasına kullanır." şeklindeki iddia...

Şimdi bu "Mesih" neye vurgu yapıyor? Yahudilerin beklediği Meşiah'a mı? Hıristiyanların beklediği İsa Mesih'e mi?

Gülen'in, Papaya yazdığı mektubunun başında "Papalık konseyi misyonunun bir parçası olarak buradayız." deyip, mektubunun sonunda da "Rabb'in aciz kulu M. Fethullah Gülen" dediğini biliyoruz. Hıristiyan ilahiyatında "Rabb" denilince "Tanrı'nın oğlu yani oğul Tanrı: İsa" nın anlaşılıdığını da... Mesih deyince akla İsa'nın geldiğini de...

22 Aralık 2013 Pazar

Devletin gizli belgelerinde Gülen Cemaati "Silahsız Terör Örgütü" olarak geçmiş.

Devletin gizli belgelerinde Gülen Cemaati "Silahsız Terör Örgütü" olarak geçmiş.
Devletin gizli belgelerinde Gülen Cemaati "Silahsız Terör Örgütü" olarak geçmiş.

İşte cemaate "terör örgütü" denilen gizli devlet belgesi


Başbakan Erdoğan dün Ordu'da yaptığı konuşmalarda cemaat hakkında isim vermeden "örgüt" tanımını kullandı. Erdoğan devlet içerisinde örgütlü bu yapıya operasyon yapacaklarını söyledi.
Peki Gülen Cemaati daha önce nasıl örgüt olarak tanımlanmıştı?
Örgüt şeması nasıl ortaya konmuştu?

16 Aralık 2013 Pazartesi

Sezen Aksu'nun babası, Fethullah Gülen'in hocası

Sezen Aksu'nun babası, Fethullah Gülen'in hocası
Sezen Aksu'nun babası, Fethullah Gülen'in hocası

Haklarında Kripto Yahudi oldukları iddiaları bulunan bu aileninFethullah Gülen hareketinin "okullaşma"sında etkili olduğunu görmek, akla çok kötü soru işaretleri getiriyor. Üstelik bu"okullaşma"nın yurt dışına açıldığı ilk dönemlerde Katolik misyonerler olan Cizvitler tarafından yardım gördüğünü, çeşitli ülkelerde Fethullahçı kadroların ellerinden Cizvitlerin tutuğunu ve de Gülen'in ABD'de ikamet etmesini CIA ajanı dostlarının sağladığını, oturduğu villanın bile Misyonerlerin yaz kampı olduğunu da göz önünde bulundurursak, hafiften bir mide bulantısı başlıyor. Kim bu eğitimin Yaman Dede'si? Gülen'cilerin kendi yayın organları olan Aksiyon'dan yorumsuz alıntılıyoruz. Siz okudukça, satır aralarını da okuyabileceksiniz...

Eğitimin 'Yaman Dede'si


17 Aralık 2007 / BEHRAM KILIÇ / AKSİYON


Yamanlar’ın ilk müdürü, 80 yaşındaki Sami Yıldırım, 59 yıl önce başladığı eğitimcilik maratonunu sürdürüyor. Görev yaptığı bu kurumlardaki öğretmenlerin farkını ise “Hepsi mefkûre insanı” diye özetliyor.

Eğer, sabah arabasını görmüşseniz saat mutlaka 8’e çeyrek vardır. Eğer yemekhanedeyse saat kesinlikle 12.00’dir. Kantindeyse saat 12.33’tür. Eğer koridorlarda dolaşıyorsa saat 12.55’tir. Öğleden sonra arabasına binerse saatinize bakın, kesinlikle 17.05’i gösteriyordur. O, saatin akrep ve yelkovanıdır adeta. Günün her anını aynı titizlik ve istikrar ile değerlendiren birisidir. Şaşmaz prensipleri vardır. Bir lokmayı 28 kez çiğner mesela. Kararlıdır da. Ama onu asıl farklı kılan 59 yıldır eğitime adanmış bir ömrün sahibi olmasıdır. 15 Kasım 1982’de kurulan Yamanlar Eğitim Kurumları’nın da ilk müdürüdür aynı zamanda. 80 yaşındaki Sami Yıldırım’ın bir başka ayrıcalığı da sanatçı Sezen Aksu’nun babası olmaktır.

Yamanlar Eğitim Kurumları, kuruluşunun ardından çeyrek asrı geride bıraktı geçtiğimiz günlerde. Uluslararası arenada Türkiye’nin gözbebeği olan bu liseden kimler geldi kimler geçti… Nice öğrenci nice öğretmen dünyanın dört bir yanına yayıldı bu liseden. Ama lisenin kuruluşundan bugüne değişmeyen tek bir kişi vardı: O da ilk gün müdür olarak kapıdan içeri giren ve bugün hâlâ danışman sıfatıyla burada hizmetlerine devam eden Sami Yıldırım.

Sami hoca 1927 yılında Rize’nin Pazar ilçesinde dünyaya gelir. Babası adliyede memur, annesi ise ev hanımıdır. İlk ve ortaokulu burada okur. Daha sonra yatılı kaldığı Erzurum’da Muhallim Mektebi’ni bitirir. 1946 senesinde İstanbul Eğitim Enstitüsü’nden mezun olur. Öğretmenlikteki ilk görev yeri Trabzon’un Beşikdüzü ilçesidir. Araya askerlik girer. İstanbul-Alemdağ’da yedek subay elbiseleri içindedir. Askerliğinin hemen ardından yolu Denizli’nin Sarayköy ilçesine düşer. Artık ortaokul müdürüdür. Burada tanıştığı Manisa-Alaşehirli fen bilgisi öğretmeni Şehriban Hanım’la dünya evine girer 1953’te. Bu evliliğinden Nihat ve Fatma Sezen dünyaya gelir. Birkaç okul değişikliğinin ardından 1958 yılında İzmir’e tayini çıkar Sami Bey’in. Üçkuyular’daki İnönü Lisesi’nde 2 buçuk sene çalışır. Ardından İzmir İl Milli Eğitim Müdürü muavinidir. Bu görevinde 12 yıl kalır. Bir yıl da il milli eğitim müdür vekilliği yapar. 1979’da, yani 28 yıl önce emekliye ayrılır.

Yamanlar’ın ilk müdürü olması ise milli eğitimde beraber çalıştığı bir dostu vesilesiyle gerçekleşir: “Bir gün beni aradı. ‘Hocam, böyle böyle bir okul açılacak. Oraya müdür arıyorlar. Ben de sizi önerdim’ dedi. ‘Yahu ben bundan sonra tekrar milli eğitime bulaşmak istemiyorum, ben halimden memnunum’ dediysem de dinletemedim. ‘Ben de o zaman içişleri bakanı ile bir konuşayım’ dedim.”

Gizli Yahudilerin her yere koydukları
yedi kollu şamdan (menora)
bu logoda da mevcut.
Sami Bey’in ‘içişleri bakanı’ dediği, eşidir tabii ki. Şehriban Hanım ‘sen çalışmayı seviyorsun’ diyerek onay verince Bozyaka’da 15 Kasım 1982 tarihinde eğitim hayatına atılan Yamanlar’ın ilk müdürü olur. Bu arada müdürlük için tek bir şartı vardır. O da her kafadan bir ses çıkmasındır. “Benim sizden istediğim tek bir şey var dedim. Ben eğitim, öğretim, yönetim ile ilgili bir şeyi yapmak istediğim zaman, yok hocam öyle olmasın da böyle olsun, diyecekseniz ben bu işe hiç girmeyeyim. Hocam olur mu öyle şey dediler. Yanlış anlamayın, ben despot bir insan değilim. İstişareye büyük önem veririm. Ama herkes müdahale ederse de hizmet veremeyiz”




MUSTAFA KEMAL, İLK ÖĞRENCİ…

1 Aralık 2013 Pazar

Diyalog diye diye DİNDEN ÇIKTILAR. F Tipi Kilise | Sonunda bunu da yaptılar. (Video)



  ŞOK EDİCİ BİR VİDEO...

F TİPİ BİR KİLİSE VE İÇİNDE, ELLERİNDE BOZULMUŞ İNCİL İLE F TİPİ CEMAAT MENSUPLARI...

Diyalog diye diye DİNDEN ÇIKTILAR. Hiç sıkıntı etmeden, maharetmiş gibi, yüksek ahlâk ve yüksek bir asâletmiş gibi kilisede ayin yaptılar. Hâşâ sanki peygamberden de daha merhametli ve daha hümanist/insancıl oldular.

Bu işin sonunun böyle olacağı belliydi. Burada da durmayacaklar ve EŞDİNSELLİK akımını yayacaklar. "Senin dinin de hak. Sen git kilisede putlara tap, bozulmuş İncil'i oku. Her haltı et ama sonra endişe etme cennete sen de gireceksin." diyorlar. Kilisedeki bu hareketleri/ayinleri ile de bu iddialarını eyleme dönüştürmüş ve desteklemiş oldular.

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Öne çıkanlar